Cihad Vakti

Şeriat - Tarikat - Cihad

Thursday
Mar 11th
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Anasayfa Cihad Haberleri

Haberler

Kadirovskiler Mülteciyi Kaçırdı

Kadirovskiler Mülteciyi Kaçırdı

Kavkaz-Uzel adlı internet sitesinin bildirdiği habere göre, yılbaşında mülteci olarak yaşadığı Avusturya’dan dönen 32 yaşındaki bir erkek, Çeçenya’nın dağlık Vedeno bölgesinde kukla rejimin haydutları tarafından yürütülen bir operasyonda kaçırıldı. Kaçırılan Çeçen 2001 yılında Çeçen mücahitler arasında yer almakla suçlanıyor.


Kadirovskilerden birisi “Kavkaz-Uzel” muhabirine verdiği bilgilerde, “Şahıs sorgusunda 2001 yılında Çeçen mücahitlerin Çeçenya’nın Nozhai-Yurt ve Gudermes bölgelerinde mücadele eden bir grubunda kısa süreli olarak yer aldığını itiraf etti. Hiçbir çatışmaya katılmadığını ve silahı olmadığını, aynı yılı Eylül ayında da mücahitlerden ayrılarak Çeçenya’yı terk ettiğini ileri sürdü. O tarihten bu yana da Avusturya’da mülteci olarak yaşıyordu” dedi.

Aynı Kadirovskinin iddiasına göre, şimdi Makhkety Köyü sakini bu eski mültecinin ağır ya da çok ağır bir suç işleyip işlemediği inceleniyor. Ancak kaçırılan kişinin akıbeti ve nerede tutulduğu bilinmiyor.

Yerel insan hakları organizasyonlarından birisinin çalışanı ise Avusturya’dan geri dönüş yapan mültecinin kaçırılmasının bir suç olduğunu düşündüğünü söyledi.

Yerel insan hakları savunucusu, “Geçtiğimiz yıl ulusal hainlerin elebaşı Ramzan Kadirov defalarca kez Avrupa’da ve diğer yerlerdeki Çeçen mültecileri Çeçenya’ya geri dönmeye davet etmiş, güvenlik garantisi vermişti. Yaşanan olay Kadirov’un sözlerinin hiçbir anlam ifade etmediğini gösteriyor. Doğal olarak yaşanan bu son olay Avrupa’daki Çeçen mültecileri Çeçenya’ya geri dönmeden önce yüz defa düşünmeye mecbur bırakacak” dedi.

İnsan hakları savunucusuna göre, ulusal hainleri gangsterleri sivil halk üzerinde otorite kurmak için ciddi hak ihlallerine başvuruyor, bu suçlardan dolayı hiçbir ceza almadıkları içinde rahatlıkla eylemlerine devam ediyorlar.

 

Yevkurov'dan direnişçiye iş-aş

Yevkurov'dan direnişçiye iş-aş

İnguşetya Devlet Başkanı Yunusbek Yevkurov, direnişçileri sivil hayata çekmek için iş ve eğitim imkanları sunduklarını duyurdu.

İçişleri Bakanlığı’nda düzenlenen bir değerlendirme toplantısında konuşan Yevkurov, 2009’da 16 direnişçinin teslim olduğunu ve sivil yaşama döndüğünü söyledi. Yevkurov “Bunlar, İçişleri Bakanlığı organları ve FSB tarafından yapılan incelemeler sonucunda suç faaliyetinde bulunduğu tespit edilememiş kişilerdir. Suç işleseler de tespit edilemedi. Artık suç işlemeyecekler çünkü işleri var” dedi.

Direnişçilere el uzatarak çatışmaları durdurma konusunda istediği başarıyı elde edemeyen ve şiddet olaylarının zirve yaptığı bir yılı geride bırakan Yevkurov, diyalog söylemi yerine silahlı örgüt üyeleriyle daha ciddi mücadele sözü verdi. Bugün en önemli problemlerinden birinin güvenlik organlarının yasal olmayan eylemleri olduğu gerçeğini teslim eden Yevkurov, İçişleri ve FSB’yi açıkça suçlayıp “Bu büyük bir problem. Burada sivillerin kaçırılması ve diğer olaylar söz konusu. Bugün özel bilgilere göre, ülkede kaçırılanların yüzde 90’ı yeraltı silahlı örgüt üyesi veya yandaşı. Ancak bu, insanların arkalarında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolmalarını gerektirmiyor” dedi.

Yevkurov yöneticilerden bölgelerinde kontrolleri sıkılaştırmalarını isterken acil durumlar hariç düzenlenen operasyonlarda yerel otoriteden gerekli izinlerin alınmasının şart olduğunu yineledi.

Güvenlik organları çalışanlarının sorunlarına da önem vermek gerektiğini vurgulayan Yevkurov “Geçen sene 17 Ağustosta emniyet binası önünde eylem oldu. İnsanlar hayatların tehlikeye atarak kahramanlıklar yaptı, ancak bugüne kadar halen ödüllendirilmedi. Böyle bir yaklaşım olmamalı” dedi.
17 Ağustos 2009’da Nazran emniyet binasına yönelik bombalı saldırıda 25 kişi ölmüş, 9 kişi kaybolmuştu. KU/ÖZ/FT

Dağıstanda Polis Merk.İstişhad Eylemi

Dağıstanda Polis Merk.İstişhad Eylemi

Çarşamba sabahı mücahidler dağıstanda bulunan yaya devriyesinin (polislerin) kontrol merkezine istişhadi eylem saldırısında bulundular.Mücahiderin karagahdan bir aracın çıkmasına yakın niva marka jeep ile saldırıyı gerçekleştirdi.

Kukla kaynaklarının haberine göre 6 kafir öldü,14 kafirde bu saldırıdqa yaralandı.Sonradan kaynaklar yaralı olarak hastaneye kadlrılan bir polisin hastanede geberdiğini duyurdu.DPS merkezinin yakınında polis vasıtalarıda bu saldırıda zarar gördü.

 



İşte saldırı anı..saldırı sonlara doğru gerçekleşmektedir..

cihadehli.com

M.Fares: “Kadirov Evlenme Teklif Etti…”

M.Fares: “Kadirov Evlenme Teklif Etti…”

Bugün Ürdün’ün Garesh Haber Ajansı’nda tanınmış Lübnanlı şarkıcı Myriam Fares ile ilgili yayınlanan bir haberde yer alan bilgilere göre, Kremlin’in sadık kulu Ramzan Kadirov’un Myriam Fares’e evlenme teklif etmesi şarkıcıyı şok etti.

Garesh Haber Ajansı’na göre, 15 Ekim 2009 tarihinde Myriam Fares Rus-Çeçen Dostluk Günü olarak adlandırılan etkinliklere katılmak için sorunlu ülke Çeçenya’ya gitti. Myriam, bizzat kukla Ramzan Kadirov tarafından karşılandı ve Kadirov’un son derece lüks malikanesinde ağırlandı. Myriam Fares ayrıca Grozny’nin ilk moda evinin açılışında dünyanın en ünlü moda tasarımcısı olarak adlandırılan Roberto Cavalli ve Çeçen tasarımcı Vyacheslav Zaitsev’in de yer aldığı programa katıldı. Açılış töreninin ardından da Myriam, Çeçen dansçılarla paylaştığı sahnede konuklara şarkı söyledi.

Bu özel etkinliğin ardından ise ulusal hain Ramzan Kadirov, Myriam Fares’in yanına gelerek kendisiyle evlenmek istediğini söyledi. Myriam, Ürdün haber ajansına verdiği demeçte 33 yaşındaki Ramzan Kadirov’un evli ve çocuk sahibi olduğunu belirtti. Kadirov’un teklifiyle şok olduğunu belirten ünlü şarkıcı, Kadirov’a “Siz evlisiniz” dediğini ifade etti. Bunun üzerine kukla Kadirov’un da kendisinin Müslüman olduğunu ve Müslüman erkeklerin birden fazla kadınla evlenme hakkının olduğunu iddia ettiğini söyledi!

Bu kukla Kadirov’un ilk ahlaksız evlilik teklifi değil. Hatırlarsanız, 2007 yılında Rusya’nın güneyindeki Sochi’de dünyanın en güzel evli kadınları için “Evli Bayanlar Dünya Güzeli” yarışması düzenlenmiş, yarışmadan birkaç gün önce de kukla Ramzan Kadirov evli bayanları özel jetiyle Çeçenya’ya götürmüştü. Gezdirdiği evli güzellerden Kenya güzeli ve dört çocuk annesi Caroline Varkaik’e eşlerinden birisi olmasını istediğini söylerek, başlık olarak ta iki at, iki tavuk ve bir keçi önermişti.

Kafkas Esiri

Kafkas Esiri

Andrei Babitsky ile birinci savaş sırasında 1995 yılında tanıştım. İçkerya’ya ulaştığında savaş olanca hızıyla devam ediyordu. Çeçen silahlı kuvvetleri Vedeno bölgesinde Baku-Rostov otoyolunun üzerinde konumlanmıştı.

Şehir zaten savaşın içindeydi ve klasik savaşın savunma cephesinden kademeli olarak bir gerilla savaşına dönüyordu. Farklı ajanslardan gazeteciler ulaştığında, Vedeno bölgesinde bir köyde kalmaya başladık. Gelenler AFP haber ajansından Nicholas Tapuriya ve Radio Liberty (Özgürlük Radyosu)’nden Andrei Babitsky’di.

İçkerya Silahlı Kuvvetlerinin durumu son derece kritikti. Her hafta bizlerden yüzlerce kat daha güçlü olan Rus ordusunun baskısı karşısında konumumuzu savunmak zorundaydık. Bu koşullar altında çok az gazeteci dağ köylerine gitmek için kendi hayatlarını riske attı. Ancak Babitsky geldi. Onunla birlikte Yevtushenko isimli takım arkadaşı da vardı. Bizimle bir gece geçirdiler.

Ertesi sabah, Vedeno’daki ana karargaha gitmek üzere anlaştık. Ancak gün Rus hava saldırısıyla ışımaya başladı. Yolları bombalamışlardı, bu nedenle yolculuk tehlikeli bir hal aldı.

Sabah erken saatlerde Babitsky, Yevtushenko’yu şu sözlerle uyandırmaya çalıştı:

- Sasha, uyan, gitme vakti geldi.
Yevtushenko yanıtladı:
- Biraz daha bekleyelim.
Andrei: - Hayır, gitmeliyiz.
- Bombardıman sona erdikten sonra gitsek.
- Farketmez, uyan Sasha, gidelim.

Yevtushenko elinden geldiğinde gidişlerini ertelemeye çalıştı, ancak yine de hala gitmek zorundaydı. Hava saldırısının planlanan ziyaretler üzerinde hiçbir etkisi yoktu.

Savaşın ilk altı boyunca pek çok gazeteci ve insani organizasyon çalışanını gördüm. Genellikle çatışmalar durduğunda Çeçen tarafının cephesine geliyorlardı. Sürekli bir gazeteci ya da insani organizasyonlar için ilginç olabileceklerden ziyade, daha fazla bilgi elde etmeye çalışıyorlardı. Çeçen direnişinin psikolojik analiziyle özellikle ilgilenip ilgilenmediklerini ise bilmiyorum.

Andrei bu gazetecilerden çok farklıydı. Gerçekte ne olduğyla ilgileniyordu, Çeçenler neden ve niçin umutsuz bir savaşta mücadele ediyordu. Savaşın bağımsızlık için olduğunu söylemek hiçbir şey ifade etmiyordu.

Babitsky, Çeçen direnişine karşı önyargılı yaklaşmıyordu. Ve bu durum onu bir gazeteci olarak diğer meslektaşlarından ayrı kılıyordu. Andrei’nin İçkerya Silahlı Kuvvetleri’nin savaşçılarının ideolojisini paylaştığını söyleyemem, ancak dürüst bir gazeteci olmak için buna gerek yoktu.

Rus gizli servisleri ve miliiyetçilerinin ona yönelik nefreti, Babitsky’nin tarafsız pozisyonuyla açıklanabilir. Kremlin’in bir gazetecisi, Rusya’nın şerefi için herşeyi yok eden “paralı” Rus askerlerine dua etmediği için Babitsky’i asla affetmediler.

Babitsky’nin KGB’nin hapishanesinde geçirdiği birkaç gün ile ilgili kaleme aldığı makalesinden ötürü, Babitsky’e yönelik nefretlerini yorumlarında dile getirdiler. Sadece kendi kazançları konusunda endişelenen bu insanlar; gerçek için hayatlarını riske atanları ve bir nosyon uğruna hayatlarını feda etmekten çekinmeyenleri asla anlayamazlar. Onların tek ihtiyaçları materyal kazancıdır. Onların zihniyeti bu.

Babitsky ve Yevtushenko, İçkerya Silahlı Kuvvetleri’nin karargahına “Niva” marka bir araç içerisinde vardı. Büromuz, Çeçen Devlet Başkanı Aslan Maskhadov’un karargahının yer aldığı Vedeno okul binasının bulunduğu cadde üzerindeydi. Andrei ve arkadaşı karargaha doğru yöneldiler.

Ansızın gökyüzünde bir ıslık sesi duyduğumuzda, bazılarımız sokaktaydı. Bir Rus uçağı tarafından vurulduğumuzu ve bombanın üzerimize düştüğünü düşündüm. Sonraki an yere düştük, o an şiddetli bir patlama oldu ve kırılmış tuğla parçalarıyla kum taneleri de üzerimize düştü.

Ortalık sakinnleşince ne olduğunu görmek için koştuk. Büyük bir bombardıman uçağından bırakılmış bir bombanın karargahın yer aldığı okula düştüğünü gördük. Patlama dört katlı okul binasını ikiye bölmüştü. Ortada yer alması gereken üçüncü parça ise tamamen yok olmuştu. Babitsky’nin arabası mahvolmuştu. Tamamen imha edilmiş ve tamiri imkansız bir hal almıştı.

Andrei ve Yevtushenko geri döndüğünde, üzerleri kırılan tuğlalardan dökülen kırmızı tozla kaplanmıştı. Oradan sağ olarak kurtulmasını sağlayan bir mucize olmasına rağmen, Andrei’nin yüzünde herhangi bir korku ifadesi yoktu. Olay yerine sadece birkaç dakika geç girdikleri için patlamadan kurtulabilmişlerdi. Andrei arabası bir demir yığınına döndüğü için çok üzgündü.

Peki neden tüm bunları hatırlıyor ve yazıyorum? Daha önce de söylediğim gibi farklı ülkelerden pek çok gazeteci Rus-Çeçen savaşını ele almak için Çeçenya’ya geldi. Bazen, bazı gazeteciler radyo kaydı için askerlerden havaya ateş açmalarını istedi. Önceleri buna niçin ihtiyaç duyduklarını bilmiyorduk. Ancak daha sonra ortaya çıktı ki, çalıştıkları medya kuruluşlarının editörleri doğrudan cepheden aktarılan haberler için onlara daha yüksek meblağlar ödüyordu. Ancak, Andrei asla o türden bir gazeteci olmadı.

Babitsky, Rus askerleri tarafından tutuklandı ve neredeyse öldürülüyordu. Babitsky’nin kaybolduğunun duyurulması için tutuklanmıştı. Daha sonra Rusya, Babitsky’nin ölümünden ötürü Çeçen tarafını suçlayacaktı. Ancak Andrei Babitsky’nin tutuklanmasının medyada geniş bir yer bulmasıyla Rusya, onu tutukladığını gizleyemedi. Bu da Babitsky’nin KGB tarafından öldürülmesini engelledi. Ve Andrei Babitsky’i serbest bırakmak yerine, ucuz bir esir değişimi oyunu sahnelediler: bir Rus vatandaşı (Babitsky), Çeçenlerin elindeki bir Rus esirle değiştirilmiş oldu.

Andrei’nin hapishanedeyken yazdığı makaleye yorum yapanlara bir çift sözüm var. Siz, “İnternet kahramanları”, savaşın tek bir sahnesini görmediniz, rüyanızda bile, bu yüzden çenenizi kapatın!

Babitsky, yeni bir “Kafkasya Rehinesi”ydi, 19.yy klasik Rus yazarı Alexander Pushkin’in bir hikayesindeki kahramana karşı. Babitsky, Rusya’nın Çeçen halkına karşı yürüttüğü bir başka savaşta muhabir olarak yer aldı. KGB tarafından birkaç gün hapsedildi, bu hapishanelerde Çeçenlere nasıl muamele edildiğine şahit oldu. Ruslar tarafından yakalanan Çeçenlerin yüzde birini geçmeyecek kadarı buralarda hayatta kalabildi. Pek çoğu korkunç işkenceler altında can verdi. Ve şimdi Rusların cezaevlerinde tuttuğu onbinlerce Kafkasyalı Müslüman esire neler yaptığını sadece Allah bilir.


Danilbek Elikhanov

waynakh

Diğer Makaleler...
Sayfa 1 > 11

İslami Sözler

Dünya yılan gibidir, cildi yumuşak fakat zehiri öldürücüdür. Hoşuna giden şeylerden uzaklaş ki sana yaklaşmasın.
Hz. Ali -